Adana’da 4.9 Büyüklüğünde Deprem
20:36CHP’de Mutlak Butlan Kararı: Özgür Özel ve Yönetimi Görevden Uzaklaştırıldı
13:27Kahramanmaraş Valiliği Açıkladı: Yaralı Öğrencilerin Son Durumu Paylaşıldı!
10:00Van’da 5.2 Büyüklüğünde Deprem! Tuşba Merkezli Sarsıntı Çevre İllerde de Hissedildi
14:51Türk Hava Sahasına Yönelen Balistik Füze Engellendi
14:25İran’dan Şok İddia: “Netanyahu’nun Ofisini Füzelerle Vurduk, Akıbeti Belirsiz”
20:35Elbistan 4.7 İle Sallandı
00:32Kabinede İki Bakan Değişti! İçişleri ve Adalet Bakanlığına Yeni Atamalar Resmi Gazete’de Yayımlandı
11:40DEVA Partisi'nden İstifa Eden İrfan Karatutlu Ak Parti'ye mi Geçiyor?
11:07Kahramanmaraş Dahil 72 İlde Nefes Kesen Uyuşturucu Operasyonu
İsrail, 8 Aralık 2024’ten bu yana kontrol altına aldığı bölgelerde 19 yeni askeri üs kurarak sahadaki varlığını genişletti. Bu hamleler, iki ülke arasındaki tansiyonu en üst seviyeye taşımış durumda.
Şam ile Tel Aviv arasında yürütülen görüşmelerden bir sonuç alınamazken İsrail ordusu, son bir yıl içinde 800 kilometrekarelik Suriye toprağını daha işgal etti. İsrail, 8 Aralık 2024’ten bu yana kontrol altına aldığı bölgelerde 19 yeni askeri üs kurarak sahadaki varlığını genişletti. Bu hamleler, iki ülke arasındaki tansiyonu en üst seviyeye taşımış durumda.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, işgal altındaki Suriye topraklarına giderek bölgede bulunan askerlere hitap etti. Netanyahu’ya Savunma Bakanı Israel Katz, Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve Shin Bet Başkanı David Zini eşlik etti.
Netanyahu burada yaptığı açıklamada:
“Buradaki hem savunma hem saldırı kapasitemize büyük önem veriyoruz. Dürzi müttefiklerimizi korumak ve İsrail devleti ile Golan Tepeleri’nin kuzey sınırını güvence altına almak için buradayız.”
dedi.
Bu ziyaret, İsrail ile Suriye arasında ABD öncülüğünde yürütülen güvenlik görüşmelerinin çıkmaza girdiği haberlerinin hemen ardından gerçekleşti.
Netanyahu’nun işgal altındaki topraklara gitmesi, uluslararası toplumda geniş tepki çekti.
Şam, bu adımı “işgalin meşrulaştırılması girişimi” olarak değerlendirdi.
Birleşmiş Milletler, durumu “en hafif tabirle endişe verici” olarak nitelendirdi.
Katar Dışişleri Bakanlığı, adımı “uluslararası hukukun ihlali” şeklinde değerlendirdi.
Ürdün, İsrail’e “provokatif uygulamalarını durdurması” çağrısında bulundu.
İsrail, 1967’den bu yana Suriye toprağı olan Golan Tepeleri’ni işgal altında tutuyor.
1974’te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması uyarınca bölge BM Ateşkes Gözlem Gücü (UNDOF) tarafından kontrol ediliyordu.
Ancak son bir yılda İsrail, BM gözetimine rağmen tampon bölgeye bitişik birçok alanı daha işgal etti.
Baas rejiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail, eski rejime ait noktaları yoğun şekilde hedef almaya başladı.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 8 Aralık 2024 – 18 Eylül 2025 arasında İsrail’in:
1000’den fazla hava saldırısı,
400’den fazla kara saldırısı
düzenlediğini açıkladı.
İsrail bu saldırılarla eski rejime ait askeri altyapıları yok etmeyi hedefledi.
İsrail ordusu, Suriye’nin güneyinde toplam 19 farklı noktada yeni askeri üsler kurdu. Bu bölgeler:
Doğu Cebel Şeyh
Beyt Cin
Şecere
Maerya
Abidin
El-Cezire
Cibata Haşab
Kırs Nakıl
Kahtaniyye
Doğu Kevdene
Batı Kevdene
Tlul El-Humr
Hamidiyye
Mantara Barajı
El-Hımriyye
Tarım Kulesi
Eski Kuneytra
Kuneytra Kulesi
Adnaniyye
Ruveyhiyye Barajı
Bu üslerden yönetilen operasyonlarla tarım arazileri tahrip edildi, sivil bölgelerde baskınlar düzenlendi ve İsrail işgali genişletildi.
İsrail, Golan Tepeleri’ne ek olarak 800 km²’lik yeni alanı kontrol altına aldı. Bu bölgelerde kurulan küçük askeri üsler sayesinde:
Çevre yerleşimlerde baskınlar yapılabiliyor,
Saha kontrolü fiilen İsrail ordusunun elinde bulunduruluyor.
ABD öncülüğünde yürütülen Şam–Tel Aviv görüşmelerinden henüz sonuç çıkmadı.
İsrail, yeni bir güvenlik anlaşması dayatmak istiyor.
Şam yönetimi, İsrail’in 8 Aralık 2024 sonrası işgal ettiği 800 km² alandan çekilmesini ve 1974 Anlaşması’nın yeniden uygulanmasını talep ediyor.
Anlaşma kapsamında:
İsrail sınırı “mavi çizgi”, Suriye sınırı “kırmızı çizgi” olarak belirlendi.
Arada bir BM gözetiminde tampon bölge oluşturuldu.
UNDOF’un görevi, ateşkesin sürdürülmesi ve protokollerin denetlenmesiydi.
BM gücü yalnızca meşru müdafaa amaçlı hafif silah taşıyabiliyordu.
Görev sırasında Suriye yasalarına ve yerel idareye müdahale etmeme prensibi vardı.
Anlaşma gereği UNDOF, taraflara en az 15 günde bir düzenli rapor sunmakla yükümlüydü.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir