Adana’da 4.9 Büyüklüğünde Deprem
20:36CHP’de Mutlak Butlan Kararı: Özgür Özel ve Yönetimi Görevden Uzaklaştırıldı
13:27Kahramanmaraş Valiliği Açıkladı: Yaralı Öğrencilerin Son Durumu Paylaşıldı!
10:00Van’da 5.2 Büyüklüğünde Deprem! Tuşba Merkezli Sarsıntı Çevre İllerde de Hissedildi
14:51Türk Hava Sahasına Yönelen Balistik Füze Engellendi
14:25İran’dan Şok İddia: “Netanyahu’nun Ofisini Füzelerle Vurduk, Akıbeti Belirsiz”
20:35Elbistan 4.7 İle Sallandı
00:32Kabinede İki Bakan Değişti! İçişleri ve Adalet Bakanlığına Yeni Atamalar Resmi Gazete’de Yayımlandı
11:40DEVA Partisi'nden İstifa Eden İrfan Karatutlu Ak Parti'ye mi Geçiyor?
11:07Kahramanmaraş Dahil 72 İlde Nefes Kesen Uyuşturucu Operasyonu
Benim belleğimde böyledir Bertiz:
Toprakla uğraşan, elleri nasırlı, kavruk tenli, cana yakın, vefalı, gözü-gönlü bol, misafirperver, yiğit, kadirşinas, vatanperver, dinine ve geleneklerine düşkün, emekçi ve çalışkan insanların diyarıdır Bertiz…
“Bertiz” denince akla, kabarcık gelir, hakiki üzüm pekmezi gelir, buz gibi ayran gelir, izzet-ikram gelir, insani değerler gelir…
Eski mahallemde komşularımızın tamamına yakını Bertizliydi. Oturduğumuz muhit “Bertizli Evler” diye bilinirdi bundan mütevellit.
"Çirkin Yusuf", "Bıdıdık Duran", "Cikir Mısdafa", "Kel Duran", "Müftü Memmet", "Gıllı Veli", "Goço Osman", "Köşker Durdu", "Şav Ali", "Baytar Ali", "Gumandar İrbehem", "Cülden Bayram", "Savcı Mısdafa", "Çirkin Ali" aklıma gelenler... (Ölenlere Allah’tan rahmet dilerim,kalanlara hayırlı ömürler…)
Allah var, birinden de bir zarar görmedik…
***
Sabahleyin Maraş merkezden otuz dakika gecikmeli olarak yola çıktık.
Yalnız Ardıç civarında aracımız hararet yaptığı için yolda kaldık. Bir süre bekledikten sonra şoför baktı "bu araçtan hayır yok"; yetkililerle irtibata geçip Boyalı’dan araç istedi. “Eyvah” dedim içimden. Daha Boyalı’ya var bir saat, “bir” de gidiş, etti iki saat…
“Kahvaltıyı unuttuk da, Allah vere de öğle yemeğine yetişeydik” diye düşünürken, aracın Maraş’tan geleceği söylendi de rahatladık. Neyse, yeni aracımız geldi, tekrar yola revan olduk…
Yollar, Yedikuyular’a kadar dik olsa da, en azından geniş ve bakımlı.
Yedikuyular’da, bir kaç yıl önce yapılan kocaman binanın halen atıl durumda olduğunu görünce “Yazık” dedim içimden ve milletin parasını ölü yatırımlara harcayanlara bastım küfrü…
***
“Kurtardık” diye düşünüp rampa aşağı inerken, yanımızdan geçen bir aracın sürücüsünün bir şeyler dediğini fark ettik. Herif demesin mi “Tekerleriniz yanıyor” (!!!)
Hoppalaa…
Araçtan bir kez daha indik ki ne görelim: Balatalar ısınmış, ön lastikler alev alacak neredeyse…
Neyse, soğumasını beklemekten başka bir seçeneğimiz olmadığı için bir süre bekleyip, “Vardır bunda da bir hayır” diyerek tekrar yola devam ettik.
***
Saat onikiyi gösterirken, iki saatlik gecikmeyle Boyalı’ya vardık. Köyün kilometrelerce dışından başlayan araç kuyruğu, yoğunluğun boyutunu gözler önüne seriyodu. Aşırı kalabalıktan dolayı “zor” da olsa, girişinde “Dulkadiroğlu Belediyesi Boyalı Güreş Er Meydanı” yazan sahaya girdik. Program çoktan başlamış, Bertiz Kabarcığı görücüye bile çıkmıştı.
Hayalimdeki, basın için bu sene yapılan platforma çıkıp rahat rahat, geniş geniş çekim yapmaktı, ama maşallah orada da yer kalmamıştı.
Protokolün hemen önünde, sahanın içinde biz de ortama ayak uydurduk mecburen. Fırsat bulup çekebildiğim kadar çekim yaptım…
Açlıktan zilim çıkmış bir haldeyken, bir süre sonra insanların gruplar halinde evlere yöneldiğini gördüm. Köylüler, (tanısın tanımasın) insanları evlere davet ediyordu yemek için. Her evde sofralar kurulmuş, onlarca misafir vardı. Bir taraftan da Dulkadiroğlu Belediyesi bir çok noktada ekmek arası kavurma ve ayran dağıtıyordu. Bir de paralı kebap ve kavurma tezgahları vardı…
İlk defa gitmiştim Boyalı’ya… Tanıdıklar vardı evet, ama bu kalabalıkta kim kimi tanıyordu. (Huyumdur, açlıktan ölsem, kimseyi de arayıp "ben geldim açım demem!") Derken, kendimi Boyalı’nın gönlü bol, misafirperver insanı Fahri Yaşar’ın evinde buldum. Evin içi-dışı, altı-üstü doluydu. Sofralar kurulmuş, grupların biri gelip biri gidiyordu. İkramlar boldu. Ve final kabarcık üzümüyle yapılıyordu. Ne diyelim Allah gönlüne göre versin.
Yemek sonrası tekrar salona döndük.
***
Kabarcık…
Kabarcık üzümü Maraş’ın birçok yerinde yetişse de “Bertiz Kabarcığı” ayrı…
O yüzden, son yıllarda güreşin yanı sıra “En Güzel Kabarcık Üzümü Yarışması” da yapılıyor. Yine yapıldı. Fakat bu yarışma güreşten ayrı yapılmalı. Şıra Festivaline dahil edilebilir mesela... Hatta, en güzel sucuk, pekmez, samsa, bastık vs. şeklinde farklı kategorilerde de yapılabilir.
Bir de dondurma şovu yapıldı. Tepki de aldı salondan. Tamam, dondurmacı Bertizli olabilir, kaliteli dondurma da yapabilir. Şüphemiz yok. Ama bu tür gösteriler güreşle birlikte olmuyor. Müsabakalar geç kalıyor!
Hatta güreşler belki biraz daha erken başlamalı. Çünkü insanlar güreş izlemek için geliyor. Gece saatlerine kadar sürmemeli. Uzaktan gelen insanlar var. İnsanlar gece yorgun argın, bol virajlı ve dar, inişli yokuşlu o yolları çekmemeli. Umarım bunlar dikkate alınır.
***
Sen ne yaptık Daylak?...
Festival için Kayseri-Pınarbaşılı, bölgenin genç Ozanı Halil Dalyak davet edilmişti. (Bizim ozanlar kırılmıştır bu arada…) Allah var, yetenekli, genç ve iyi bir ozan. Çalıp söylerken yetki sahibi siyasetçilerden ozanca bir dille Bertiz için hastane ve otobüs istedi.
Protokolden kimse gönlüyle mikrofonu almak istemeyince Milletvekili Debgici mikrofonu alarak ayağa kalktı. (Sayın Debgici mikrofonu alınca diğerleri bir “oh” mu çekti bana mı öyle geldi bilmiyorum.) Tabi siyasetçi için üslup ve usturup çok önemli. Debgici ayağa kalktı kalmasına ama, ne önünü ilikledi, ne Bertiz’in beklediği cevabı verdi…
Şu kesin ki; verilen cevap Ak Parti'nin hayrına olmadı!!
***
Genel olarak oldukça başarılı bir organizasyondu. Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Sayın Mehmet Akpınar, bütün Başkan Yardımcıları, Birim Müdürleri, basın birimi ve bütün belediye kademeleri seferber edilmişti. Herkes görevini eksiksiz bir şekilde yapmaya çalıştı.
Güreşlerin sonuna doğru sporcular arasında bazı gerginlikler olsa da festival kazasız belasız tamamlandı Allah’a şükür. Kadim ata sporumuz güreşin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması adına en sade vatandaştan, katılım gösteren, sahiplenen tüm siyasi kimliklere kadar, herkese tebrikler ve de teşekkürler...
Yalnız hem saha, hem de trübünler küçük! Hatta çok küçük!! Çok da olmadı inşaa edileli aslında... Ama klasik, günü kurtarma ürünü bir yapı olunca...
Bu sene de bazı ilaveler yapıldı, ama yine de yetersiz!
***
Basın için ayrılan yer basına kalmalı. Basından arkadaşlar da protokolün dibine kadar girmemeli. Zaten herkesin elindeki cihazlar son teknoloji ürünü ve her türlü mesafeden görüntü almaya uygun. Röportajlar da solan dışında yapılsın bi' zahmet!
Küçük aksaklıklar ve kargaşaya meydan verilen durumlar güzelim organizasyona gölge düşürüyor.
Tabi bu konularda görev herkese düşüyor.
Allah tekrarını nasip etsin...
Bakalım 12 Ekim'de Baydemirli'de yapılacak güreşler nasıl olacak...
13.04.2026 - 22:44
06.04.2026 - 18:54
30.03.2026 - 09:43
22.03.2026 - 19:29
23.02.2026 - 12:14
15.02.2026 - 15:30
20.01.2026 - 20:36
06.01.2026 - 10:20
11.12.2025 - 22:13
28.08.2025 - 08:40
25.07.2025 - 11:24
01.07.2025 - 14:13
10.06.2025 - 23:06
27.05.2025 - 07:51
13.03.2025 - 15:35
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir